Menu

SepetimShopping Cart

DNAFit Blog

Düşük Karbonhidratlı Beslenme

Posted 563 Days Ago in: Genetics, Nutrition

CategoriesTagsSearch

DNA’nı tanıyarak genetik yapına en uygun olan diyet planını keşfet!

Yapılan çalışmalarda kişisel beslenme programı uygulayanlar ile geleneksel beslenme (kişi ayırt etmeksizin herkese tek tip diyet) metodu uygulayanlar karşılaştırıldıklarında kişisel beslenme programı uygulayanların kilo yönetimlerinin daha etkili olduğu gösterilmiştir. Kişisel olarak vücudumuza diyetle beraber nereleri almamız gerektiği ve nasıl beslenmemiz gerektiğini bilirsek, sağlılığımızı uzun soluklu olarak sürdürebiliriz. Bu hafta DNAFit diyet raporumuzda yer alan beslenme tiplerinden düşük karbonhidratlı beslenme tipini ele alacağız.

Peki düşük karbonhidratlı beslenme nedir?

Düşük karbonhidratlı diyetler popülaritesini koruyarak hızla büyümektedirler. Kısaca tanımlayacak olursak  bu diyet türü karbonhidrat alımını düşürerek kandaki glukoz oranını düşmesini böylece daha az insülin üretimini sağlar.  İnsülin, yağların depolanmasına yardım eder. Bu tip diyet ile kanda daha az dolaşan insülin, kilo alımının önlenmesini sağlayarak kilo vermeyi kolaylaştırır ve sağlıklı bir kalp için gereken ortam hazırlanmış olur.

Bazılarımız genetik olarak karbonhidratlara karşı fazla reaksiyon vermekteyiz, yani bu demek oluyor ki fazla miktarda insülin salgılıyoruz. Bu durum bizi daha aç hissetiriyor ve yemek yeme isteği uyandırıyor ve böylelikle hızla kilo alıyoruz. Bu durumdan kaçınmak için düşük karbonhidratlı diyetler kurtarıcı oluyor. Bu diyetlere popüler örneklerden olan Atkins, Zone ve South Beach diyetlerini verebiliriz. Bu diyetlerde genel olarak günlük alınması gereken karbonhidrat miktarının 20gr ile 130 gr arasında olması, karbonhidratlardan gelen kalorinin  %20’den az olması gereklidir. Düşük karbonhidratla beslenenler için protein ve yağın önemi burda devreye giriyor. Protein ve yağ açısından zengin besinlerle beslendiklerinden dolayı  daha az acıkırlar.  Bu tip diyette düşük karbonhidrat alımı ile vücut yakıt olarak glukozu kullanmaktansa yağları yakmaya başlıyor. Bu biyolojik olaya da ketosiz deniyor.  

Düşük karbonhidratlı beslenmenin faydaları

- Düşük karbonhidratlı diyet iştahını azaltır!

Diyet yaparken insanların diyeti bırakmalarındaki en büyük sebep aç kalmalarıdır. Düşük karbonhidratlı diyetlerin burada farkı ortaya çıkıyor, çünkü otomatik olarak karbonhidrat alımını azalttığında protein ve yağ açısından zengin besinlerle besleneceksin ve bu senin uzun süre tok kalmanı sağlacak.

- Daha fazla kilo verdirir!

Kilo vermenin en basit ve etkili yolu karbonhidratları hayatından çıkarmaktır. Bilimsel çalışmalar düşük karbonhidratlı diyet yapanların düşük yağlı diyet yapanlara göre daha fazla kilo verdiklerini gösteriyor. Bu sonucun sebeplerinden birisi düşük karbonhidrat diyetlerinin vücuttaki fazla sudan kurtulmaya yardım etmesidir.
 
- Doğru karbonhidrat seçimi!

Tüm karbonhidratlar eşit değildir. İşlenmiş karbonhidratlardan beyaz ekmek, makarna, şekerli içeceklerden uzak durup lifli ve kompleks karbonhidratları tüketmeniz önerilir. Kinoayı burada örnek olarak verebiliriz. Ayrıca günde 1 yada 2 meyve tüketmeniz gerekir. Böylece uzun süre tok kalıp vücudunuza gerekli enerjiyi sağlayıp karbonhidrat alımını düşük tutmuş olursunuz. Dahası da bağışıklık sisteminiz için gerekli olan vitamin ve mineralleri de alırsınız.

- Karın boşluğundaki yağlardan kurtarır!

Düşük karbonhidratlı diyetler düşük yağlı diyetlerden daha fazla kilo verdirmekle kalmıyor aynı zamanda kısa sürede büyük oranda karın boşluğundaki yağlardan kurtulmaya da yardım ediyor. Dahası, tip 2 diyabetriskini azalttığı, HDL’yi (iyi kolesterol) yükselterek kalp hastalıklarından koruduğu da kanıtlanmıştır.

Not: Düşük karbonhidratlı diyet uygulayan tip 2 diyabetli hastalarda yapılan çalışmalarda 6 ay içerisinde %95’inin glukoz düşürücü ilaçlara gereksinim duymadığı kanıtlanmıştır.

Peki nasıl beslenmeliyim diye merak ediyor musun?

Yağ ve protein açısından yüksek içerikli besinleri tercih etmen gerekir. Ör: et, tavuk, balık, yumurta, peynir ve fındık. Sebzeler ise lif ve besin içeriği bakımından zengindir. Karnabahar, ıspanak, kale, salatalar ve avakado düşük karbonhidrat diyet tiplerinde önerilir.

Nelerden kaçınmalıyım?

Kek, şekerler, bisküviler gibi işlenmiş karbonhidratlardan, ekmek, makarna,  kahvaltılık gevreklerden de kaçınmalısın. Sebze seçerken patates ve havuçtan kaçınılmalıdır. Kereviz kökü, yer lahanası ve şalgam ise iyi alternatifler arasında sıralanabilir.

İyi haber...

Bu tip diyetler ilk olarak hızlı kilo verminizi sağlar ve bu motivasyonunun artmasını sağlar.  Kan şekerinin sabit tutulması açlık hissini azaltır. Düşük karbonhidrat yaklaşımı araştırmacılar tarafından kilo vermeye yardımcı olduğu ve lipid seviyelerini azaltmadan ilerletebileceğimiz bir diyet türü olduğu yönündedir. Fakat unutmamak gerekir ki çoğu insan diyeti bırakıp eski sağlıksız beslenme alışkanlıklarına geri dönüyor.  O yüzden düşük karbonhidratlı beslenmeyi  bir YET  olarak değil, aksine bir yaşam stili olarak uygulanmak için çok uygun ve faydalıdırlar.

Kötü haber....

Vücudun glukoz yerine ilk olarak yağları yakmaya başladığı zaman keto cisimcikleri vücutta ortaya çıkacağından nefesin kokmasına ve bağ ağrısına sebep olmaktadır. Diyabetli hastaların ise doktor kontrolünde olmadan bu diyeti uygulamaları sakıncalıdır.

Aşağıda basit bir düşük karbonhidrat diyeti örneğini bulabilirsin:

Kahvaltı: Kuşkonmazlı omlet  veya tam yağlı yoğurdun içerisine çilek, böğürtlen, ahududu, yaban mersini gibi küçük sulu ve taneli meyveler
Öğle yemeği: Tavuk ve maul içeren dürüm veya  kereviz çorbası
Akşam yemeği: Pesto soslu somon file veya etli salata
Ara öğün: Fındık, peynir, zeytin, krem peynir veya kereviz kökü

Tags:

nutrigenetik karbonhidrat sağlıklı beslenme kilo verme genetik beslenme genetik test diyet kalıcı diyet


Other Articles

Posted 555 Days Ago in: Genetics, Nutrition

Genlere Odaklanalım - CAT & GPX1

Read More

Posted 543 Days Ago in: Genetics, Nutrition

Genlere Odaklanalım- ADH1C

Read More


Lloyds Business Awards BT Awards Flame Awards